Son dönemde herkes aynı soruyu soruyor:
Altın neden yükseliyor? Gümüş neden peşinden geliyor?
Klasik cevapları biliyoruz. Enflasyon, faiz, jeopolitik riskler, merkez bankaları…
Hepsi doğru olabilir. Ama bana göre bunların hiçbiri asıl meseleyi açıklamıyor. Çünkü bunlar sonuç. Sebep daha derinde…
Ben Harmonik Kapital çalışmasını yazarken şunu fark ettim: Ekonomik sistemler yalnızca büyüme rakamlarıyla ayakta kalmıyor. İnsan refahı, kurumlara güven ve doğayla kurulan ilişki bir bütün. Bu bütün bozulduğunda sistem büyüse bile sağlıklı olmuyor. İşte o noktada bazı varlıklar yükseliyor. Altın ve gümüş de bunların başında geliyor.
Harmonik Kapital’e göre bir ekonomi üç temel ayak üzerinde durur: insan, kurumlar ve doğa. Bunların üzerine bir de güven ve fiziksel sınırlar eklenir. Eğer bu unsurlardan biri zayıflarsa, sistem kendi içinde dengesizleşir. Rakamlar iyi görünse bile insanlar geleceğe dair huzurunu kaybeder.
Bugün dünyada tam olarak olan bu…
Borçlar büyüyor, merkez bankaları her sorunu para basarak çözmeye çalışıyor, kurumlara güven zedeleniyor. Bir yandan da enerji krizi, iklim baskısı ve kaynak sorunları giderek ağırlaşıyor. Yani hem güven boyutu zayıflıyor hem de doğanın fiziksel sınırları kendini hatırlatıyor.
Böyle dönemlerde insanlar soyut vaatlerden uzaklaşır. Kâğıt üzerinde yazan değerler yerine, elle tutulur şeylere yönelir. Altının binlerce yıldır kriz dönemlerinde yükselmesinin sebebi budur. O bir yatırım aracı değil, sistem dışı güven aracıdır.
Gümüş ise biraz farklı bir hikâye anlatır. O yalnızca değer saklama aracı değildir; sanayinin, teknolojinin ve enerji dönüşümünün metalidir. Yenilenebilir enerji, elektrifikasyon ve dijitalleşme arttıkça gümüşe olan yapısal talep de artar. Yani gümüş, doğa ve enerji sınırlarının fiyatlanmasıdır.
Kısacası altın güvenin eridiğini, gümüş ise fiziksel dünyanın baskı altına girdiğini gösterir.
Bugün ikisinin birlikte yükselmesi tesadüf değil. Bu, küresel sistemde dengenin bozulduğunu anlatan çok net bir sinyaldir.
Tarihe baktığımızda da aynı tabloyu görürüz. 1930’larda Büyük Buhran’da, 1970’lerde petrol krizinde, 2008 finansal çöküşünde altın hep yükselmiştir. Çünkü her seferinde mesele sadece ekonomik durgunluk değil, sistemin güven ve denge kaybı olmuştur.
Bugün de benzer bir dönemin içindeyiz…
Bu yüzden altın ve gümüşteki yükselişi “spekülasyon” diye küçümsemek büyük hata olur. Bu yükseliş, bozulan ekonomik harmoninin doğal sonucudur.
Harmonik Kapital açısından bakarsak şunu net söyleyebilirim:
Altın ve gümüş yükseliyorsa, sistem büyüse bile sağlığı bozuluyordur.
Bu bir alarmdır…
Ve tarihte hiçbir alarm boşuna çalmamıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder